Nada Yoga (ses yogası) ve Tibet Çanakları ile uygulanan ses terapisi ile derin bir meditasyon tecrübesi yaşayarak özümüzle bağlantıya geçeriz. Herkese rahatça uygulanabilen bu yöntemle gevşemek, hafiflemek ve zihnin ötesinden gelen iç sesimiz aracılığı ile yaratıcı yönümüzü güçlendirmek kolayca mümkün olur. Bu terapi sayesinde, bedenimizdeki içgüdüsel ve hisseden yin-enerjisi ile planlayan ve eyleme geçen yang-enerjisi dengeye gelir. Antik Hint yöntemi olarak bilimsel faydaları da kanıtlanmış olan Nada Yoga`da, sesin farklı şekillerde kullanımı ile kişi iç huzurunu ve doğal neşesini çabasız olarak deneyimleme fırsatı bulur. Himalaya bölgesi orijinli Tibet Çanaklarıyla uygulanan ses masajı ve ses banyosu sayesinde ise bedendeki tüm hücrelere ulaşan titreşimler, kişiye derin bir rahatlama sağlayarak fiziksel, ruhsal ve zihinsel şifalanma getirir.

Ses ile şifa yönteminin faydaları arasında bağışıklık sisteminin güçlenmesi, enerji uyarımı, hücre yenilenmesi, uyku kalitesinde ve özgüvende artış, bedenin ve ruhun uyumlanması, konsantrasyon ve yaratıcılıkta artış, zihnin netleşmesi ile karar alabilme kolaylığı yer alır. Ayrıca anksiyete, uykusuzluk, kas ağrısı ve fibromiyalji gibi stres sebepli birçok rahatsızlığın giderilmesinde de etkilidir. Herşeyin enerji olduğu bilgisi dahilinde, evrenin yani kozmik bilincin titreşimi ile aynı frekansa gelmemizi sağlayan ses terapisi ile kendimizi güvende ve evimizde hissederiz.

Bilim ve ruhla ilgili kavramların artık birbiriyle çatışmadığı, ve hatta bir araya gelmeleriyle edindiğımız bilgiler doğrultusunda daha yüksek bir bilince yükseldiğimiz bir çağa sonunda adım attık. Gönüllülük ilkesiyle çalışan eğitim ve araştırma kurumu HeartMath, kalbin elektrik alanının, beynin ürettiği elektrik alanından 60 kat fazla titreşim gücüne sahip olduğunu kanıtladı. Bu titreşimin günümüzde elektrokardiyogram ile ölçülebilmesi sayesinde, kalbin ürettiği manyetik alanın beynin ürettiği manyetik alandan 5.000 kat daha güçlü olduğu saptandı. Bu da kalbin ürettiği manyetik sinyallerin etrafımızdaki bireyleri doğrudan etkilediğinin kanıtı niteliğindedir. Global Coherence Initiative, insanlık ile yeryüzünden yayılan manyetik alanlar ve enerji sistemleri arasındaki karşılıklı bağlantıyı inceleyen uluslararası organizasyonlardan biridir. Bu inisiyatifin ürettiği çalışmalar ve bilimsel araştırmalar ise yaydığımız titreşimleri değiştirdiğimizde dünyaya ve çevremizdeki bireylere etki edebildiğimizi kanıtlıyor.

Tibet Çanakları

Bedendeki enerji merkezlerinin ses ve titreşim aracılığı ile dengeye gelmesini sağlayan bu terapi yöntemi kadim bir şifa tekniğidir. Çanakların geniş ve zengin frekansı, kişide derin bir rahatlama ve huzur yaratarak zihni sakinleştirir. Rahatlayan zihinle beraber bedendeki sıkışmış enerji ve duyguların serbest kalması ile kan basıncı dengelenir ve kişinin o anda ihtiyacı olan şifalanma için doğal bir zemin oluşur. Çanakların doğrudan beden üzerinde kullanılmasıyla hissedilen titreşimler sayesinde kalp ve solunum hızı yavaşlar, zihin ve beden üzerinde terapötik ve iyileştirici etkiler oluşur. Çanakların ürettiği ses dalgaları, bedenimizde taşıdığımız su aracılığı ile dokulara doğrudan nüfuz eder.

Ayrılıktan Birliğe

Kalbin elektromanyetik alanına temas etmemizi sağlayan Ayrılıktan Birliğe pratiği, zihnimizin sınırlayıcı düşünce kalıplarını çözerek hayat enerjimizin kesintisiz ve bize en iyi hizmet edecek şekliyle akmasına imkan verir. Bu şifa yöntemiyle zihnimizin ikili ve ayrılığa sebep olan yapısının ötesini, yani kalp alanımız aracılığı ile birliği deneyimleriz. Yaşadığımız sorunlara ve bizi kısırdöngüde hissettiren sıkıntılarımıza farklı bir perspektiften bakabilmemizi ve rahatlamamızı sağlayan bu yöntem sayesinde, öncelikle kendimiz ve dolayısıyla başkaları ile daha huzurlu ilişkiler yaşayabilmemiz için alan açılır.  'Dikkatimizi yönlendirdiğimiz yerde enerji akışı gerçekleşir' bilgisi doğrultusunda zihinden kalp alanına doğru enerji akışı sağlayan bu şifa yönteminde, “sol göz” gerçeğe açılan kapı olarak kullanılır. 

Aktif  Meditasyonlar

Değişik insan ihtiyaçlarına uygun çeşitlilikte tasarlanan aktif meditasyonlarda, gevşeme, farkındalık ve sessizliğe zemin oluşturmak için nefes, ses, hareket, dans, katarsis (dışa vurarak arınma) ve merkezlenme

teknikleri kullanılır. Modern hayatımız ve alışkanlıklarımız bedenlerimizin uzun süre pasif halde bağdaşta oturmasına izin vermediğinden, bilimsel araştırmalarla dizayn edilmiş olan Osho aktif meditasyon yöntemleri ile bedenin rahatlaması ve günün stresini atması sağlanır. Bedenin hareket halinde kullanılması sayesinde sıkışan enerjilerin boşaltılmasıyla zihin kolayca sakinleşir. Sesin farklı şekillerde kullanımıyla, gülerek (gülme yogası) veya anlamsız kelime ve seslerle konuşarak (gibberish/cabbarca vb.) zihnin otomatikte olan davranış  biçimine müdahele edilir.

Meditasyonla ilgili kitapları ve youtube kanalı olan Sebi Heindl tarafından yapılan röportaj

 

İletişim

Sorularınız veya randevu için bana bu form aracılığı ile ulaşabilirsiniz.

  • Facebook

Copyrights reserved.